Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’tan açıklamalar! TFF, seçim, Aziz Yıldırım, Galatasaray, 3 Temmuz, teknik direktör…

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, katıldığı bir televizyon programında gündeme dair çok önemli açıklamalar yaptı. Başkan Koç, sarı lacivertli kulüpte yapılacak başkanlık seçiminden 3 Temmuz sürecine, TFF’den MHK’ya ve yeni teknik direktöre kadar birçok konuya değindi.

Fenerbahçe Kulübü’nde düzenlenecek başkanlık seçimi öncesi, bir televizyon programına katılan Başkan Ali Koç, sarı lacivertli taraftarların merak ettiği konulara yanıt verdi.

Yeni teknik direktörü seçimden sonra Pazartesi günü açıklayacaklarını söyleyen Başkan Koç, çok önemli açıklamalar yaptı. 3 Temmuz süreciyle ilgili olarak TFF’yi dava edeceklerini söyleyen Koç, eski başkan Aziz Yıldırım’ın düzenleyeceği basın toplantısı ve ezeli rakipleri Galatasaray’a dair de konuştu.

İşte Ali Koç’un açıklamaları: 

“3 sene, ışık hızında geçti. Fenerbahçe’yi devraldığımızda, parlak bir tabloyla devralmadık. Bir de benim üstümde kurgulanan algılar vardı, benim amacımın Fenerbahçe başkanlığından öte olduğu, siyasi emellerim olduğu söylenmişti. Fenerbahçe’yi devraldığımızda, hareket alanı kalmamıştı. Bir de hiçbir rakibimizin uğraşmadığı dış etkenlerle uğraştık. İstediğimiz gibi geçmedi ama herkes elinden geleni yapmaya çalıştı. Şimdi Fenerbahçe’nin seçimlerine bakarsanız, Aziz başkanın tek aday olarak girdiği dönemler dahil seçimin ilk günü yönetim kurulları açıklanır. Dolayısıyla bizim camiamızın kültürüne ters bir durum değil. Son anda başkan adaylarının açıklanması camiamız için sürpriz değil. Sağlıklı bir sistemde, seçime belli bir süre kala yönetim kurullarının açıklanması ve sabitlenmesi yapılabilir ama bu bizim camiamızda sıkıntı yaratmaz.”

“BANA GÖRE FAZLA”

“Hedefimiz Perşembe günü öğleden sonra yönetim kurulumuzu açıklamak. Seçim gününe bırakmamak. Listemiz 2-3 karar dışında, isimler tamam. Bizde 22 kişilik bir yönetim kurulu var. Bana göre fazla. Tüzük değişikliğinde bunu da ele almalıyız. 9-10 kişi daha sağlıklı. Ama Fenerbahçe’de yapacak o kadar iş var ki. Kuvvetli bir yönetime gerek var. Bizler gönüllü yönetim kurulu üyesiyiz, bugün varız, yarın yokuz. Burada önemli olan yurtdışında sahipli kulüplerde olduğu gibi işin ağırlığının profesyonellere verilmesi lazım. Hiç kimseyi ekonomik gücü veya para versin diye almıyoruz. Bu geçmişte denenmiş şeylerdir ama bu çağa ters düşen yöntemdir. Söz konusu Fenerbahçe olunca cömert olacak insanlar var. Ama söz konusu Fenerbahçe’yse son derece cömert bir camiaya sahibiz.”

“SEÇİLİRSEK GÖRÜRSÜNÜZ”

“Genel Kurul üyelerimiz bizi layık görürse sonuna kadar götürürüz. Burası Türkiye, 3 senede değil 3 günde işler değişir. Fenerbahçe üzerinde manipülasyon kurgusu var. Bir de Ali Koç karşıtlığını üzerine koyduğunuz zaman ister istemez sorguluyorsun. Her halükarda ikinci 3 sene, ilk 3 sene atılan tohumların meyvelerini toplama dönemiydi. Önümüzdeki dönemde seçilirsek bunu göreceksiniz. ”

“BİZİ ASIL SIKINTIYA SOKAN…”

“Bizi asıl sıkıntıya sokan, birinci sezonumuuzda hiç beklemediğimiz sonuçlarla karşılaşmak. Biz o zaman ne şampiyonluk vadettik, ne pembe dünya vadettik. Belki de yaptığımız en yanlış tercihlerden bir tanesi çok köklü bir değişikliğe gittik. İlk sene onu yapmamak gerekirdi. Arkasından gelen sonuçlar, ne yazık ki bütün enerjimizi günlük olaylara odaklamamıza neden oldu. Fenerbahçe taraftarı, en kötü günümüzde bile yanımızda durdu. Onlara mahcubuz. Güzel günlerin çok yakın olduğuna inanıyoruz. Normalde böyle şeyler söylemem. İkinci dönemimiz çok daha başarılı ve sağlıklı geçecek.”

“BUNA AZİZ YILDIRIM DA DAHİL”

“Fenerbahçe Spor Kulübü’ne aday olan herkese saygım sonsuzdur. Adayımıza güçlü güçlü değil diye yorum yapmak bize yakışmaz. Kendisine de söylediğim gibi, 200 imza toplayan kim varsa kulüp onun emrindedir. Kim aday olursa olsun, benim adaylığımı değiştirecek bir konu olduğunu düşünmüyorum. Buna Aziz Yıldırım da dahil.”

“BURAK ELMAS’I GENÇLİKTEN TANIRIM”

“Mektup yazarak tebrik ettim Burak Elmas’ı. Burak Bey’i gençlikten tanırım. Eşini daha eski tanırım. Eşi ve ailesiyle Faruk Süren başkanla dostluğumuz vardır. Dolayısıyla bir sıkıntı yok. Ama söz konusu Fenerbahçe olunca ben, Galatasaray olunca o, zaman zaman konulara dostluk penceresinden bakmayabiliriz. Her zaman masanın etrafın olacak olgunlukta olmamız gerektiğini hep savundum. Biz her zaman dostluk elimizi uzattık. Anadolu’daki bütün kulüplerle aramız iyi. Tüm gerginliklere rağmen Trabzon’la da iyi ilişkilerimiz var. Dolayısıyla bizim dostluk elimiz bakidir. Türk futbolunun geleceğine fayda sağlayacak birçok adımı birlikte atabiliriz.”

“FENERBAHÇE’NİN BUNU UNUTMASI MÜMKÜN DEĞİL”

“Geçmişten gelen tarihsel konular var. Şimdi 3 Temmuz’da Galatasaray Kulübü öyle bir noktaya geldi ki, Fenerbahçe’nin bunu unutması mümkün değil. Hala belli bir kesim, tüm mahkeme kararlarına rağmen Fenerbahçe’ye kurulan kumpaslara ve bunların Türk yasası tarafından ispatlanması, bu insanların binlerce yıl cezalandırılmasına rağmen oraya odaklanmış bir kesim olabiliyor. Galatasaray Kulübü’nün yönetimi bizim son 3 senedeki yaklaşımımızın yarısını sergilese, Türk futbolundaki birçok sorunu giderebiliriz. Yayıncı kuruluş böyle davranamaz. Ahbap çavuş ilişkisiyle lig yönetilemez. Bir kişi çıksın desin ki Ali Koç kendi çıkarı için Kulüpler Birliği’ni kullandı. Herkesle her yerde tartışmaya hazırım.”

“FEDERASYONU ZATEN 4 KİŞİ YÖNETİYOR”

“Kulüpler yek vücut olduğu zaman çok daha kuvvetli olacağı, taleplerin yerine getirilmesi konusunda haklılığı artacağı için, Kulüpler Birliği’nin birlikteliği ne kadar zayıf olursa taleplerimizin yerine gelmesi o kadar zorlaşır. TFF’nin iki görevi vardır. Kulüplere hizmet etmek, Türk futbolunun kalkınmasını sağlayabilmek. Bana sorarsanız, mevcut federasyonun içinde, futbolu çok seven, futbolun geleceğini çok düşünen, ‘bugün şu yapısal değişiklikleri yapayım da 5-10 sene sonra meyve versin, benim ülkemin şöyle avantajı var, deli gibi gençlerden, özkaynaktan futbolcu yetiştirecek yapıyı kurayım’ bu mantelitede değil. Federasyonu zaten 4 kişi falan yönetiyor.”

“YABANCI KURALI TEK BAŞINA BİR ŞEY DEĞİŞTİRMEZ”

“Yabancı kuralı tek başına hiçbir şeyi değiştirmez. Kuralın veriliş süreciyle ilgili sıkıntımız var. Gelelim özkaynaktan oyuncu yetiştirme işine. Yabancı kuralı sadece bir ayak. Gerekçeli kararını da açıklamadan. Biz altyapılarda hoca bulamıyoruz. Koskoca Fenerbahçe’nin iki tane sahası var. Benim en büyük hayalim Türkiye’nin eşi benzeri görülmemiş bir akademisi. Bunun için arazi lazım. Başvurduk, bekliyoruz devletimizden. Nasıl Aziz Yıldırım zamanında bu stadı Fenerbahçelilerin teriyle, devletten hiçbir katkı almadan yaptık. Bugün mantar gibi her yerde stat var. Nasıl o stat bugünkü statları tetiklediyse, AK Parti hükümetini burada tebrik etmek lazım. Ama çok yanlışlar da yapıldı. Ama modernleşme konusunda bizim attığımız adımları atan yok. Altyapı tesislerine bakın parmakla sayılacak kadar.”

“SİYASETİN İŞİ GÜCÜ YOK BUNLARLA UĞRAŞACAK”

“Bizim tesis, hoca, teşvik, yabancı kuralında kriterler. O zaman tamam. Bir de karar süreci var. Bu geçen sene yapılacaktı. Transferlerin başlamasına iki hafta kala önümüze yeni yabancı kuralı diye bir şey sundular. Mümkün değil dedik. Zaten finansal olarak sıkıntıdayız. Erteleyelim dedik. Pandeminin böyle devam edeceğini kimse beklemiyordu. Genel transfer piyasasındaki yoğunluk eskisi gibi olmadığı için elden oyuncu çıkartmak zaten zor. Bir yıl daha erteleyelim dedik. Federasyon da sıcak baktı.  Yeni bir teklif hazırlayalım, bundan sonraki 3 yılın nasıl olacağını devre arası açıklayalım diye federasyondan ayrıldık. İki-üç gün sonra telefonlara bir düştü ki, bizim konuştuğumuz çöpe atılmış. Olabilir. Federasyon kararı verecek. Ama federasyon bizim çıkarlarımız için orada. Kulüpler bu bizim için sıkıntı diyorsa bunu dinlemek zorunda. Buna rağmen federasyonun bunu yapmasını engelleyecek unsurlar olabilir. Çağırırsın bizi, böyle konuştuk yapamıyoruz dersin. Böyle küçümseyici, sizi hiç takmıyoruz, ne istersek yaparız mealinde bir süreci olması bizleri fazlasıyla kırmıştır. Bir de şöyle bir şey deniyor, Ankara böyle istiyor. Böyle bir gerçek yok. Siyasetin işi gücü bitmiş bunlarla uğraşacaklar. Hatta kaç defa gidin kendi aranızda çözün dendiğini biliyorum.”

“ALLAH KORUSUN ÇÖKERİZ”

“Bizlerin en büyük geliri yayıncı kuruluş. Daha da önemlisi, Anadolu kulüplerine göre daha düşüğüz. Son taksit ödenmemişti, buraya gelirken öğrendim ödenmiş. Taksitleri son günü bekliyorlar. Pandemi öncesi indirim aldılar, pandemide indirim aldılar, şimdi yine indirim istiyorlar. Bugün 500 milyon Dolar olması gereken ihale, TL’nin ciddi zarar etmesiyle, 215 milyon Dolar istiyorlar. 2017-18’de 465 milyon Dolar olduğu zaman 416’lara inmiş. Orada kurlarla oynama olmuş. 2018-19 sezonunda kurların hareketiyle 500-416’ya inmiş. 2020-21’e gelmişiz, 337 milyon Dolar’a inmiş. Şimdi bize söyledikleri 215 milyon Dolar. Buraya baktığımız zaman, geçen sezondan devam edersek, 565 milyon Dolar’lık indirim almış olacak. Onların istediği indirim yapılırsa, Allah korusun çökeriz, 5 sezonda 679 milyon Dolar indirim demek. Bir şekilde korunmadan bu noktaya gelinemez. İhale şartlarını yerine getiremezsen ne olur? Teminat paraya çevrilir. Teminat mektubu yok. Kimin izniyle kalktı bu? Başka herhangi bir ihalede bu olsa, ihaleye fesat karıştırmak diye konuşmaz mıyız?”

“BİZ DEĞİL ONLAR SÖYLÜYOR”

Çok şükür bu kararlar çıktı. Daha hızlı çıkabilirdi. 3 Temmuz’a nasıl uyandık? Beş branşta şampiyon olmuş, sportif ve finansal açıdan rakiplerinin fersah fersah önünde. Biz 3 sene ulaşamadı bilgilere, belgelere, o dönem spor yorumcusu diye türeyenler çıktı. Hala televizyonlardalar. Fenerbahçe müthiş bir itibar suikastine uğradı. Manevi anlamda yaşadığı, markasına gelen zararın maddiyatla ölçülmesi söz konusu değil. İşin maddi tarafı oldu. Şampiyon kadrodan feragat etmek zorunda kaldık. Bir sürü oyuncuyu elden çıkardık. Şampiyonlar Ligi’ne gitmemiz engellendi. Zincirleme sorunlar yaşayarak bugüne geldik. Biz o günden sonra belimizi doğrultamadık. Evet, 3 Temmuz çok kötü yaptı bizi. Avrupa’nın finansal açıdan en kötü takımı Fenerbahçe diyor, 2018 sonu itibariyle. UEFA bu raporu 2021’de yayınlamış. Sadece bir kulüp var diyor, net borcu varlıklarının üzerinde. Bizim borcumuz, varlığımızın 1,2 misli. Avrupa’da başka bir kulüp yok. Adamların raporu. Bizim ne devraldığımızı biz söylemiyoruz, futbolun en büyük otoritesi söylüyor.

“BATI’DA FENERBAHÇE LEKELENDİ”

“3 Temmuz bize büyük zararlar verdi. Batı’da Fenerbahçe lekelendi. Masumiyet karinesi yerle bir edilmiş. Bunlara bakmıyorlar. UEFA’nın baş hukukçusuyla beraberdim. Anlatmaya çalıştım. Adam diyor ki, niye cezaevindeler o zaman. Bizim Türkiye’de cezaevinde yargılananların yüzde 56’sı suçsuz beraat ediyorlar dedim. Anlatamadık. Bu işin milatı TSK’ya yapılan davalar. İş hükümete kadar gitti bu süreçte. Bunları ilk püskürten Fenerbahçe’dir. Bunun bir değeri olmalıdır. Fenerbahçe şike yaptı diyenler FETÖ’ye hizmet etmektedir. İşinize gelince FETÖ, kumpas. Şimdi konuşma sırası bizde.”

“BİR NUMARA DAVA AÇACAĞIMIZ YER TFF”

“Ağustos sonuna kadar hamlemizi yapmak zorundayız. Hukuken çizdiğimiz bir yol var, onu başlatacağız. O zaman bu konu öyle bir kurgulandı ki, UEFA devredışı. TFF’de çökmüş birkaç isim var. Hatırlatacağız hepsini. Federasyon başkanı o zamanki abluka altına alınmasından faydalanıp o zaafları da sonuna kadar kullanan kişiler var. Medyada bunun şakşakçılığını yapan, bugün FETÖ karşıtı görünen, rüzgar nerden eserse oraya dönecek kişiler, gizlilik olmasına rağmen her gün tapeler. Bir kişi demez mi burada gizlilik var. Biz bunu unutturmayacağız. Buradaki bir numara dava açacağımız yer TFF. Federasyon bunu bana UEFA yaptırdı diyemez.”

“TERBİYESİZ ADAM”

“UEFA akıllı. Adam Pierre Cornu’yu buraya çağırtıyor. Duruşma ifadelerinde var. Adam diyor ki, ben Türkiye’ye geldim. Lütfü Arıboğan ve İlhan Helvacı beni karşıladı. Sordum, yüzde 1 bile ihtimal yok mu Fenerbahçe’nin şike yapmadığına dair. Yok diyorlar. Sen ne biçim federasyon yöneticisisin. Muz cumhuriyeti mi burası? Avrupa’dan gelmiş adamı savcıya götürüyorsunuz. Sizin pisliğinizi meşru kılmak için. Sonra diyor ki, siz bize mektup yollayın, biz de bu kararı alalım. Yoksa can güvenliğimiz tehlikeye girer. Bu adamlar hala sokakta geziyorlar. Hatta bir tanesi basketbol federasyonuna adaylığını koymuştu. Terbiyesiz adam. Türk sporunun hiçbir yerinde olmaması gereken kişidir. Bu adamlar UEFA’yı da yeterince şüpheye düşürüp bu kararı aldırdılar. Ya bilerek, ya bilmeyerek bu örgüte hizmet ettiler. Ve Türk toplumunu birbirine düşürdüler. O günleri yaşadık. Fenerbahçe Spor Kulübü taraftarı olmaktan iftihar ediyorum. Neler yaşadığımızı biliyorum”

“AFFEDEMEYECEĞİM”

“En çok gücüme giden konu da, gerek yönetimdeyken, gerek yönetimden çıktıktan sonra yaptıklarımla nasıl bir duruş sergilediğimi gayet iyi biliyorum. Buna rağmen affedemeyeceğim, o dönemki dava arkadaşlarım seçim öncesi bana FETÖ’cü imasında bulundu. Bunu yapan insanlar, benim gibi bir adama bunu yapan insanlar, her şey için her türlü yalanı söylerler.”

“BU ADAM EN KRİTİK MAÇLARIMDA GÖREV ALIYOR”

“Bu sezon iki puanla şampiyonluk kaybettik, yaşadığımız hakem hatalarına rağmen Sivas maçına kadar getirdik. Sorulması gereken soru şu. Niye bütün gri pozisyonlar aleyhimize oldu. Attığımız, yediğimiz gol. Bazıları bütün hakem yorumcularının hata olduğu pozisyonlar. Biz bu sene şampiyonluğu kaybettik. Çok daha rahat şampiyon olmalıydık. Herkes şikayetçi hakemlerden. Milimetrik pozisyonlar hep. Algoritmayla makine çiziyor ama noktayı insan koyuyor. Hawkeye diye bir firmadan destek alıyorlar. Burada 11 tane operatör var. Bu operatörlerden bazılarının geçmişte attığı tweet’ler. O kişilerin fanatikliklerine istinadan bilgiler veriyor. Bir tanesi tweet atmış, şu mealde. Türkiye’deki en bölücü kurum Fenerbahçe’dir. Bu adam benim en kritik maçlarımda görev alıyor. Çizgiyi çekilecek noktayı belirleyen kişi. Galatasaray maçında attığımız golü öyle göstermiyorlar. Aynı adam. Bizim muhattabımız federasyon. Federasyon da savcılığa vermiş.”

“BEN BUNU ŞAKA ZANNETTİM”

“MHK’de de sıkıntı var. Bunların çoğunu aşmak ve topluma güven müessesesi konusunda pek çok uygulama yapmak mümkün. Ben bunları dile getirmekten korkuyorum. Geçen dile getirdiğim bir şey gerçekleşmek üzereymiş, durun Ali Koç söyledi demişler. Bizden çıktı diye yapmayacak kadar Ali Koç nefreti var orada. Ali Koç isimli bir hakemi atadı diye işten attılar. Ben bunu şaka zannettim. Ama öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, yalan söylemenin hiçbir maliyeti yok. Doğru söyleyenler, doğru söylediklerini ispat etmek zorunda. Böyle bir ülkede yaşıyoruz. Eskiden temsilciler imtihanla alınırdı. Üç yıldır imtihan yok. Bizim aldığımız tüm cezalar temsilci raporunda. Temsilci raporunu yazıyor, tam kuruma vermeden bir kişinin süzgecinden geçiyor desem, sizce skandal değil mi? Bir kişi var, kritik şeylerde son bir bakıyor. Böyle bir şey olsa desem şaşırır mısınız?”

“EMRE BENİM GİBİ FEVRİ BİR KİŞİ”

“Erol hoca da, Emre Belözoğlu da ellerinden geleni yaptılar. Ama biz aile takımı olamadık. Defalarca dillendirdim ama bir şekilde yerine getiremedik. O yüzden Samandıra bu sene farklı olacak diyorum. Emre Belözoğlu Türkiye’nin en iyi teknik direktörü olacak. Ama haksızlık etmeyelim. Mecbur kaldı diye 10 haftadan değerlendirmeyelim. Hangi kulvarı seçerse seçsin iyi olacağına zerre şüphem yok. Sadece sabırlı olması gerek. Benim gibi fevri bir kişi. Bazen haklı olmak değil, haklı kalmak önemlidir. Sadece Türkiye’de değil, yurtdışında da bu işi yapacaktır. Kimseyle kavgalı gürültülü ayrılmadık. Bu insanların hepsi bu camianın evlatlarıdır.”

“HOCAYI PAZARTESİ AÇIKLAYACAĞIZ”

“Hoca adayları listemizde 3’e indik. Hatta 2,5 diyebilirim. Seçimden sonra seçilirsek Pazartesi bunu açıklayacağız. Favre’nin kendisiyle görüşmedik. Temsil eden kişiyle görüştük, Türkiye’ye uygun olmadığını söyledik. Dalic benim çok büyük arzumdu. Çok güzel bir rapor hazırlamıştı bize. Turnuva ertelenince olmadı ama bu sefer hiç konuşmadık. Biz Sergen hocayla falan ilgilenmedik. Böyle bir düşünce çıktı birden bire. Bizim ilgilendiğimiz hocalardan bir iki tanesinin ismi gazetelerde çıktı. Bana göre ciğeri beş para etmez, kendisine gazeteci diyen kişilerle herkesin mücadele etmesi lazım. Yapacağımız tercihin arkasında dursun taraftarımız. En doğru profili getireceğimizi düşünüyorum. Şu üç seneyi yaşamasak çok iyi hem mevcut seneyi, hem de geleceği dizayn edecek genç, 2-3 sene A takım tecrübesi olan çok iyi hocalar var.”

“ZAMANLAMASI İLGİNÇ”

“Zamanlama ilginç. Ama Fenerbahçe’ye 20 sene başkanlık yapmış biri her zaman konuşabilmeli. Ben çok temas kurmaya çalıştım. Ama karşılığını alamadım. Benim ona olan saygım değişmez. Ben bir forma alan taraftarı omzumda taşırım. Aziz Yıldırım 20 sene hizmet etmiştir. Artısı eksisinden çok daha fazladır. Bu kulüp için çok büyük mücadeleler vermiştir. Cevaplamamız gereken görüşleri olursa ertesi gün cevabı veririz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir