İbrahim Üzülmez’den flaş sözler! ‘Çenesini tutamadı’

Bursaspor Teknik Direktörü İbrahim Üzülmez, corona virüs sebebiyle izolasyon sürecini geçirdiği evinde video konferans yöntemiyle önemli açıklamalarda bulundu.

Teknik direktör olarak 3’üncü şampiyonluğunu Bursaspor ile yaşamak istediğini söyleyen İbrahim Üzülmez, şehir olarak ligin sahada bitirilmesini istediklerini ifade etti. Kalan maçların deplasmanlı değil karantina bölgesi seçilecek bir şehirde tamamlanması fikrinde olan tecrübeli teknik adam, virüsle beraber çöken futbol ekonomisinin fedakarlıklar ve altyapı ile aşılacağını belirtti.

“KOLAY BİR SÜREÇ DEĞİL”

İzolasyon sürecinde ev hayatınız nasıl gidiyor?

”Klasik bir söylem olacak ama evdeyiz. Çocuklarımla beraber, ailemle beraber vakit geçirmeye çalışıyorum. Spor yapıyorum, televizyon izliyorum, ara ara eski maçları izliyorum. Kolay bir süreç değil. Özellikle sadece ülkemizin değil, dünyanın da bu virüs belasından bir an önce kurtulması tabii ki ümidimizdir. Bu süreç içerisinde en büyük fedakarlığı yapan sağlık çalışanlarımıza ve Sağlık Bakanımıza teşekkür etmek istiyorum, kolay bir süreç yönetmiyorlar. Ama inşallah ülkemiz de, dünya da bir an önce bu virüs illetinden kurtulur, biz de bu evimiz içindeki izolasyondan çıkıp normal hayata döneriz.”

“5-6 KİŞİLİK GRUPLARLA ANTRENMAN YAPILMASINI ANLAMIYORUM, BU DURUMA KIZGINIM”

Futboldan da bir hayli uzak kaldık, iki aya yaklaştı. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

”Tabii ki futbolu özlüyorum, ama açıkçası böylesi bir ortamda futbolun konuşulmasının çok doğru olmayacağını düşünüyorum. Futbolun içinde olan biri olarak şunu söyleyebilirim ki, daha önce bir kaç vaka varken çok fazla serzenişte bulunduk. Ama şimdi her gün 2-3 bin vaka varken maalesef spor camiasında erkenden çalışmalara başlayan takımlarımız var. Bunları da anlamakta güçlük çekiyorum, biraz o konuda kızgınım. Bir kaç tane takımın böyle 5-6 kişilik gruplar halinde antrenmanlar yapmasını anlamış değilim. İnsanların da tepki göstermesi gayet doğal, onu özellikle belirteyim. Biz bu işin başında, nasıl maçların ertelenmesiyle ilgili yetkililere serzenişte bulunduysak, şimdi de Futbol Federasyonu net bir tarih belirlememesine rağmen antrenman yapan takımları açıkçası anlamış değilim. Hakikaten insan şaşırıyor bazı şeylere. Çünkü şu anda yapılan antrenmanın da oyunculara öyle bir artı vereceğini düşünmüyorum. 6’şarlı, 5’erli, 4’erli gelen takımın oyuncularına siz ne yaptırabilirsiniz ki, hiç bir şey yaptıramazsınız. Takım olarak antrenman yaparsanız bunun faydasını görürsünüz. Ama ben hakikaten futbolun içerisinde olan bir isim olarak üzüntülüyüm, üzgünüm. Bu, antrenmana erken başlayan takımlarımızı da açıkçası anlamakta güçlük çekiyorum. Niye bu kadar acele ediyorlar. Zaten Futbol Federasyonu bir tarih belirlediği zaman bize bir aylık bir süre tanıyacaktır. O süreyi tanıdıkları takdirde bu hazırlık dönemini en iyi şekilde geçireceğiz zaten. Demek ki insanlar da bize tepki gösterdikleri zaman kızmayacağız, insanlarımız haklı, taraftarlarımız haklı. Maalesef bizim de bu konuda öz eleştirimizi yapmamız gerekiyor.”

“KALAN MAÇLAR KESİNLİKLE BİR KARANTİNA BÖLGESİNDE OYNANMALI”

Bursa’da antrenmanlara başlamadınız. Bunun için federasyonun bir açıklamasını mı bekliyorsunuz?

”Tabii ki yani şu anda federasyonun net bir açıklamasını bekliyoruz. Yani bu süreçte, bu ortamda federasyon net bir şey söylemeden antrenmanlara başlamak… Yani şunu söyleyeyim , çok kolay bir süreç değil bu. Bu süreç biraz sorumluluk gerektiren bir süreçtir. Yani oyuncuları getireceksiniz, oyunculara antrenman yaptırdığınız zaman oyuncular tesisten dağılacak, dağıldığı zaman gittiği yerden yine bir şeyler kapabilir mi tedirginliğini yaşayacağız. Dolayısıyla bu ortamda sağlıklı bir çalışma ortamı oluşur mu? Çok kolay değil. Bunun üstesinden nasıl gelebiliriz, tabii ki Sağlık Kurulları, Bilim Kurulları ve Futbol Federasyonu’nun ortaklaşa bir çalışma içerisinde olması gerektiğini düşünüyorum. Yani ben şimdi Bursaspor’da gidip de antrenmana başladığım zaman, bununla ilgili önlemler alınmadığı zaman, oyunculara antrenmanı nasıl yaptırabilirsin ki? Bununla ilgili tedirginlik içerisinde olursunuz. Dolayısıyla bekleyelim. Beklemek gerektiğini düşünüyorum. Futbol Federasyonu net bir tarih açıkladığı zaman, muhtemelen ki bize de zaten o hazırlık çalışmaları ile ilgili bir süre verecektir. Dolayısıyla bununla ilgili sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum. Yalnız şunu belirtmek istiyorum, kesinlikle ve kesinlikle deplasmanlı bir şekilde futbolun oynanmaması gerektiğini belirtmek istiyorum. Eğer ki futbol tamamlanacaksa, futbol oynanacaksa, futbolu iyi bir şekilde bitirmemiz gerekiyorsa, bir karantina bölgesi olması gerektiğini düşünüyorum. Bu nasıl olur, bununla ilgili tabii ki yetkililer de çalışma yapacaktır. Ama siz hafta sonu amatör takımları, 2’nci ligdekileri, 3’üncü ligdekileri, Süper Lig’dekileri, her hafta 50-60’ya yakın hatta daha fazla takımı, deplasmana gönderip maç yaptırmanın çok kolay olmadığını düşünüyorum. Dolayısıyla kolay bir süreç değil, Allah herkesin yardımcısı olsun. Futbol Federasyonu’nun da işi çok kolay değil. Bu bir sorumluluktur. ‘Başla’ dersiniz, en ufak bir risk olur, ondan sonra onun da sorumluluğunu kimse vermek istemez. Dolayısıyla çalışmalar devam ediyor. Ben 2-3 günlük süre içinde net bir şeylerin çıkacağını hissediyorum. Bu 2-3 günlük süreyi beklememiz gerekiyor.”

“BURSASPOR OLARAK MAÇLARIN OYNANMASINI İSTİYORUZ”

Fransa’nın almış olduğu karar Avrupa çapında büyük yankı uyandırdı. Kendi ülkesinde de itiraz eden takımlar var, Avrupa’da itiraz eden, ‘Biz oynayacağız’ diyen ülkeler bulunuyor. Fransa’da alttan iki takım çıkartıldı ve sorgusuz sualsiz son iki takım düşürüldü. Böyle bir durum Türkiye’de yapılırsa Bursaspor’un kabullenmesi mümkün mü? Çünkü siz ligde 3’üncü durumdasınız ve böyle bir kararda çıkamayacaksınız.

”Öncelikli olarak yüzde 75-80’e yakın maçlar oynandı. Şu anda bizim ligimizde 6 haftalık bir periyot var. Dolayısıyla biz Bursaspor olarak maçların oynanmasını istiyoruz. Maçı en iyi şekilde saha içinde oynayarak şampiyon olmak istiyoruz. Çünkü bu camia büyük bir camia ve isteği, saha içinde oynayarak şampiyon olmak. Yanlış anlaşılmasın, ben maçların sağlıklı bir şekilde oynanması derken deplasmanlı bir şeklide çok sağlıklı olacağını düşünmüyorum. Bir karantina bölgesinde, maçların bir şehirde oynanması gerekli. Madem oynayacağız, gideceğiz bir şehre ‘şurada kamptasınız, kamptan çıkmıyorsunuz, antrenmanları burada, maçları burada yapacaksınız, yemeğinizi burada yiyeceksiniz’ şeklinde bir karantina bölgesi oluşturulabilir ve maçlar da tamamlanır. Dolayısıyla bu kolay bir süreç değil ama ben futbolun oynanarak tamamlanması gerektiğini düşünüyorum.”

“BENİM ÜLKEME 4-5 MİLYON EURO’LARA OYUNCU GELMESİN ARTIK”

Tek bir karantina şehrinde oynanması psikolojik açıdan da rahatlık olur mu?

”Kesinlikle olur. Tabii ki güvenlik önlemleri alınaraktan olur bu işler. Bulunduğunuz otel içerisinde gelenler ve gidenlerin iyi bir şeklide takip edilmesi gerekiyor. Zaten bu süreç 1.5-2 aylık bir süreç olacak. Hazırlık çalışmaları ve maçların oynanmasıyla beraber 1.5-2 aylık bir süreç içerisinde herkes dişini sıkacak, herkes fedakarlık yapacak. Gerekirse 1.5-2 ay kampta kalıp o iki aylık süreyi gözümüzden çıkartmamız gerekecek. Bu iş çok kolay bir süreç değil tabii ki. Maçları, otelleri, sahaları, güvenlikleri ayarlayacaksınız. Şöyle bir düşünüyorum da hakikaten bu kadar sıkıntılar, bu kadar sorunlarla uğraşacağımıza ‘bu işi bir şekilde noktalayabilir miyiz’ diye de açıkçası kafamdan geçmiyor değil. Ama öbür taraftan bakıyorsunuz futbolun maddi bir tarafı da var. Bir taraftan da insan üzülüyor. Doğrusunu söylemek gerekirse o zaman da 1 milyon Euro’luk oyuncuya 3 milyon Euro, 1 milyon TL’lik oyuncuya da 3.5 milyon TL vermeyeceksiniz. Oyuncular fedakarlık yapacak, hocalar fedakarlık yapacak, çalışanlar fedakarlık yapacak ve kulüpleri bir şekilde ayağa kaldırmaya çalışacağız. Sonucunda da böyle bir tablo ortaya çıkacak zaten. Bu korona illetinden sonra kulüplerin de ayağa kalkmasıyla ilgili çok kolay bir süreç yaşanmayacak. Bence bundan sonraki süreçte paraların olabileceği yere ineceğini düşünüyorum. Herkes de şapkasını önüne alacak, fedakarlıklar yapacak. Kulüpleri yaşatmak istiyorsak hepimiz fedakarlık yaparak kulüpleri yaşatmalıyız. Kulüpler de bundan sonraki süreçte yönetimsel anlamda ince eleyip sık dokumalı. Zaten bunu yavaş yavaş görmüştü kulüpler. Ama bu son olaylarla beraber, milyon Euro’lara oyuncu transferinin hayal olacağını düşünüyorum, zaten de olmasın. Açıkça söyleyeyim, benim ülkeme böyle 4-5 milyon Euro’lara oyuncu gelmesin artık. Geliyorlar ve burada bir şey yapmadan gidiyorlar. Ben bunu sadece şu an için değil, Beşiktaş’ta oynarken de, kaptanken de söylüyordum; buraya gelen oyuncuları sadece isim üzerinden transfer etmeyeceksiniz. O oyuncuların, tabiri caizse limon gibi sıkmak, etinden sütünden faydalanmak gerekiyor. Yoksa gel efendim, x bir yıldız oyuncuya al sana 5 milyon, 6 milyon Euro. Eee sonra.. Sonrasını düşünmediğiniz için ‘vah efendim kulüpler batıyor, vah efendim kulüpler gidiyor’.. Açıkçası gerçekçi olmak ve doğruları konuşmak gerek. Kulüplerimizin menfaatini gözetmek lazım. Çünkü asıl olan bizler değil, kulüplerimizdir.”

“KURTULUŞ ALTYAPIDA AMA GENÇLER DE SOSYAL MEDYAYI BIRAKMALI”

Kurtuluş Türk futbolcularda ve altyapıda diyebilir miyiz?

”Kesinlikle.. Altyapıdaki oyunculara daha fazla şans vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Bundan sonraki süreçte hem kendim, hem başka hocalar, hem de kulüpler daha fazla genç oyunculara şans vereceklerdir. Yalnız genç oyuncularımızın da şunu bilmesi gerekir; hem karakter, hem çalışkanlık, hem disiplin, hem de yaşantı anlamında bunları ön plana çıkartmaları gerekiyor. Onlara da fırsat gelecektir. Önümüzdeki süreçte Türk futbolculara fazlasıyla şans gelecektir. Onlar da o şansı değerlendirmeli. Bıraksınlar bu sosyal medyayı, bıraksınlar bu beğenilme rekorlarını. Onlar bir şey bırakmaz, bir şey katmaz onlara. Saha içinde yapacakları çalışkanlıklar ve ortaya koyacakları karakter ile ön plana çıkmaları gerekiyor.”

“BATUHAN ÇOK ÖNEMLİ MEZİYETLERE SAHİPTİ AMA ÇENESİNİ TUTAMADI”

Beşiktaş’ta oyuncuyken altyapıdan gelen oyuncularla çok ilgilenirdiniz. Batuhan’la inanılmaz derecede ilgilenmiştiniz ama Batuhan istediğiniz seviyede olmadı. Bunun sebebi nedir?

”Olmadı maalesef. Batuhan benim çok ilgilendiğim, çok sevdiğim bir kardeşimdir. Hem Beşiktaş’ta, hem Milli Takım’da çok yaklaşım içinde oldum. Zaten bir yerde gördüğü zaman da ‘baba’ der bana. Maddi manevi O’na çok destek olmaya çalıştım. Hakikaten futbol potansiyeli olarak çok önemli meziyetleri olan bir oyuncuydu ama biraz çeneyi tutması gerekiyor. O çeneyi tutmayınca da bir yerden sonra hatalar yapıyorsunuz. Yoksa hakikaten çok çok başarılı olabilecek bir potansiyeli vardı. Antrenmanlarda çok enteresan şutları oluyordu. Eğer ki biraz kendini geliştirse, biraz üzerine koyabilseydi bugün farklı bir Batuhan izleyebilirdik. Oyuncunun da kendi öz eleştirisini yapması gerekiyor. O dönemde ben kamplara gelen oyunculara destek olmaya çalışıyordum. Onların içerisinde potansiyeli olan 2-3 oyuncu vardı ama sadece Necip Uysal ön plan çıktı. Futbol her genç futbolcuya bir şekilde şans veriyor ama bu şansı çalışkanlığıyla değerlendirenler futbolun içinde kalabiliyor.”

“3’ÜNCÜ ŞAMPİYONLUĞUMU BURSASPOR’LA YAŞAMAK İSTİYORUM”

Daha önce Çaykur Rizespor ve Gençlerbirliği’ni Süper Lig’e çıkardınız. Bursa bir futbol şehri ve şimdi Bursaspor ile Süper Lig’e çıkma mücadelesi veriyorsunuz. Sizce Bursaspor’la 3’üncü şampiyonluğu yaşar mısınız?

”Tabi ki hedef 3’üncü şampiyonluğumu Bursaspor’la yaşamak. Sayın Mesut başkanımla ortak bir düşünceye sahip olduğumuz için bu kararı vermiştim. Şunu söyleyeyim, bu lig kolay bir lig değil. Süper Lig’de başarılı olan bir-iki teknik adam bizim ligimizde başarılı olamadı. Çok da küçümsenecek bir lig değil. Ben hem Rizespor’la hem de Gençlerbirliği’yle bu şampiyonlukları yaşadım ve çok çalışarak bu şampiyonlukları elde ettim. Her başarıda emek vardır, biz emeğimizi ortaya koyduk. Bursaspor’la da bu şampiyonluğu yaşayarak bunu taçlandırmak istiyorum. Bursaspor bir futbol camiasıdır. İkinci ligde 25 bin, 30 bin kişilik bir taraftar profili içerisinde maçları oynamak çok kolay değil. Taraftar, takımına destek vermeye çalışıyor. Özellikle son 2-3 iç saha maçında şansımız vardı, o şanslarımızı biraz teptiğimizi düşünüyorum ama, 6 haftalık süre içerisinde bu ligden çıkabileceğimize hem oyuncular, hem bizler bu inancı yaşıyoruz. Umarım ki bundan sonraki süreçte maçlar oynandığı taktirde oyuncularımızla beraber o sinerjiyi yakalayarak, o pozitif havayı ortaya koyacağız. Çünkü takımda çok yetenekli ve tecrübeli oyuncular var, o yetenekli oyuncularımızın da kalan 6 haftalık süre içerisinde kendi üzerine düşen görevleri yerine getireceğini düşünüyorum. Bu büyük taraftara da açıkçası bu şampiyonluğu vermek, onlara sunmak istiyorum. Çok kolay değil ama biz bir çok zorlukların içerisinden de geldik ve inşallah bu zorluğun üstesinden de Allah’ın izniyle başarılı bir şekilde, alnımızın akıyla çıkacağız.’

“SOYUNMA ODASINA GELEN BAŞKANA ‘ALIN ŞU ONBİRİ YAPIN’ DERİM”

Sizin için “Çok zor bir teknik direktör” diyorlar. Hatta Kasımpaşa ile 3 saat süren bir maceranız olmuştu ve bu yaşananlar Avrupa basınında da manşet olmuştu. Sizin için zor bir teknik direktör diyebilir miyiz?

”3 saat değil 1 saat sürdü. Benden sonra da 3 teknik direktör daha değişti orada. Tabii ki Kasımpaşa bu ligimizin gediklilerinden birisi ve güzel bir camia. Kasımpaşa takımında her teknik adam çalışmak ister, günü gününe ödenen para, kaliteli oyuncular transfer etmeye çalışıyorlar hep. Biz de çalışmak istedik tabii ki. O dönemlerde mutlu olarak Kasımpaşa’ya gittiğimizde, başkanımızla oturduğumuzda çok pozitif bir hava içinde gittik. Ama bazen bazı konuşmalarda, bazı şeylerde benim bir duruşum var. O duruştan çıktığım zaman bazı şeyleri kaybedeceğimi düşünüyorum. Kendimi de çok fazla öven bir yapıda değilim ama herkesin de o süreç içerisinde böyle bir karar verebileceğini düşünmüyorum. Sizler de çok şaşırmıştınız. Ama bazen davranış ve yaklaşımın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ama keşke o süreç öyle olmasaydı, keşke Kasımpaşa’da o süreçte devam edebilseydik ve Süper Lig’de başarılı olabilseydik. Ama zor bir adam değilim, açıkçası ben başkanlara ve yöneticilere soyunma odasına geldiklerinde esprili bir şekilde ‘alın şu onbiri yapın’ diyebiliyorum. Soyunma odasına ya da benim kendi odama geldikleri zaman böyle samimiyet kuruyorum, hatta onlara bir onbir yaptırmaya çalışıyorum. Bunu her teknik adam da yaptırmaz, biz o samimiyeti kurmaya çalışıyoruz. Ama yanlış şeyler olduğu zaman da onları da görmemezlikten gelemiyoruz. Demek ki yanlış mı yapıyoruz, doğru mu yapıyoruz onu da kamuoyunun takdirine bırakmak gerekiyor.”

“FUTBOLU HERKES GİBİ BİZLER DE ÖZLEDİK”

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

”İnşallah bu süreci en iyi şekilde saha içerisinde oynayarak tamamlarız. Ama tabii ki hiç kimsenin de bu süreçte kolay kolay sorumluluk almadığını görüyoruz bu ortamda. Şunu belirtmekte fayda var ki ,futbolu herkes özledi, bizler de özledik ve o 6 haftalık sürecin saha içerisinde tamamlanmasını istiyoruz. Ama önemli olan şu; sağlık, sağlık, sağlık önce insan sağlığı. Çünkü doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın fedakarca mücadele verdiği bir dönemde, sürekli futbol, futbol, futbol diyerek futbolu bu kadar ön plana çıkarmak açıkçası beni rahatsız ediyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir